Yeni yıla girerken şans getireceğine inanılan gelenekler

Dünyanın her yerinde farklı inançlar ve kültürlerdeki insanlar, yeni yılı kendi gelenekleriyle karşılamaya hazırlanıyorlar. Daha iyi, daha huzurlu, daha sağlıklı ve daha mutlu bir yıl dileyerek, kendilerine şans getireceklerine inandıkları yöntemleri uygulayanlar, bu geleneklerin nesillerden nesillere aktarılarak sürdürülmesini sağlıyor.

Yaygın olarak duyduğumuz, yeni yıla nasıl girilirse o yılın öyle geçeceği, bu özel gecede kırmızı iç çamaşırı giymenin uğur getireceği gibi inançlar hala pek çok kişi tarafından geçerliliğini koruyor. Saat gece yarısını gösterince insanların sevdiklerine sarılması gibi alışkanlıklar aslında insanların, yeni yılda da sevdikleriyle birlikte olma isteğinden kaynaklanıyor.

Peki, dünyanın diğer yerlerinde insanların şans getireceğine inandıkları başka ne gibi gelenekler var? Gelin birlikte inceleyelim…

Her şey şans için

Yılbaşı ritüellerinde şansın büyük bir yeri var. Gelenekler genellikle kötü şansı kovmak ve iyi şansı çağırmak üzerine kurulu. Örneğin, Danimarkalılar yıl boyu eski tabaklarını saklayarak, yılbaşında gece yarısından önce, sevdikleri kişilerin evlerinin önünde bu tabakları kırıyor. Bu şekilde o evlerden kötü şansın gideceğine inanıyorlar.

Japonlar ise, kötü şansı kovmak için farklı bir yöntem uyguluyor. Kapılarının önüne ip asan Japonlar, gece yarısı olduğu zaman kahkaha atmaya başlıyor, böylece hem şanslı hem de mutlu bir yeni yıl geçireceklerine inanıyor.

İngiltere’de de yeni bir yıla girdikten sonra, gece yarısı eve gelen ilk kişinin şans getirdiğine inanılıyor. Bu kişi de bunu bildiği için, yanında yiyecek ve para gibi insanlar için gerekli ve değerli sembolik şeyler getiriyor.

Çinliler, yeni bir yıla girmeden önce bizdeki bayram temizliği gibi yılbaşı temizliği yapıyorlar. Bu sayede, bütün yıl biriken kötü enerjileri evden gönderdiklerini düşünen Çinliler, şans ve bereket için evlerine çiçekler alıyor.

Yeni yıla girerken şans getireceğine inanılan gelenekler

Coğrafya, dinler ve mitoloji

Geleneklerin ortaya çıkmasında, elbette yörelere ait iklim koşulları, dini ve mitolojik inançlar gibi etkenler de etkili oluyor. Örneğin Hristiyanlık için önemli bir dönem olan Christmas (Noel), Hz. İsa’nın dünyaya geldiği dönem olması nedeniyle kutsal sayılıyor.

Çekoslovakya ve Polonya’da, kış şartları çok çetin geçtiği için, baharın gelmesi dört gözle bekleniyor. Bu nedenle, Christmas ruhunun şans getirdiğine inanan Çekler ve Polonyalılar, kiraz ağacından kopardıkları bir dalı, su dolu bi kapın içine bırakarak, kapılarının önüne koyuyor. Böylece kışın daha kısa süreceğine inanıyorlar.

Yunanistan’da ise Noel Baba’nın ayrı bir önemi var. Noel Baba, Ege Denizi’nin büyüleyici sularında geçen mitolojik efsanelerin anavatanı Yunanistan’da, gemileri hırçın dalgalardan kurtaran gizemli bir adam olarak düşünülüyor. Kıyafetleri, tuzla ağarmış, sakalından deniz suyu damlayan biri olarak nitelendirilen St. Nicholas, denizciler için büyük önem taşıyor. Bu nedenle, gemilerde St. Nicholas’ı tasvir eden ikonlar bulunduruluyor.

Irak’ta, Müslümanlar’ın yanı sıra gayrimüslimler de yaşıyor. Dolayısıyla, sıkı bir İslam devleti olan Irak’ta, gayrimüslimler kendi inanç sistemleri kapsamında farklı gelenek ve görenekler de geliştirmişler. Örneğin, başrahiple birlikte kilisede gerçekleştirilen bir yeni yıl ritüelinde, rahip kucağında taşıdığı bebek İsa figürüyle, kilisede bir kişiye dokunuyor. Bu kişi de en yakınındaki diğer kişiye dokunarak, bu şekilde kilisedeki herkes, “huzurun dokunuşu” adı verilen bir inanışı gerçekleştirmiş oluyor.

Ülkemizde de coşkuyla kutlanan yeni yıl dönemi için Aralık ayının ortalarından itibaren her yer süsleniyor ve bu dönemde inançlar doğrultusunda kutlamalar yapılmaya devam ediliyor. Noel Baba’nın memleketi olarak bilinen Antalya’nın Demre ilçesine dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler akın ediyor.

Biz de CoralTatil olarak yeni yılda tüm dileklerinizin ve beklentilerinizin gerçekleşmesi umuduyla mutlu yıllar diliyoruz….